Darbelerin Ekonomisinden ‘Ekonomik Darbe’ye 15 Temmuz: Gelenek, Teşebbüs, Etkiler ve Önlemler

Resim
Yaklaşık yarım yüzyıldır başta ordu teşkilatı olmak üzere neredeyse bürokratik yapının tamamına sızmış bulunan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), 15 Temmuz 2016 gününü 16 Temmuz’a bağlayan “uzun” gece boyunca Türkiye Cumhuriyeti’ni teslim almaya kalkışmış; bu menfur kalkışma, gerek siyasi aktörlerin sergilediği kararlı tutum gerekse nevi şahsına münhasır bir “sivil karşı duruş” sayesinde oldukça kısa bir sürede bertaraf edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın dönem siyasal tarihi askeri darbelere hiç yabancı değildir; ancak gerek hazırlık safhası gerekse sonrasındaki iç ve dış menşeli gelişmeler dikkate alındığında, 15 Temmuz kalkışmasının anılan askeri müdahale tecrübelerinden ne denli farklı olduğu ortaya çıkmaktadır.
 
Literatürde yer alan teorik ve ampirik çalışmalar, genel olarak, ekonomik performansın zayıf olduğu az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde, silahlı kuvvetlerin meşru ülke yönetimine el koyması eğiliminin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Yine askeri darbelerin gerekçeleri açıklanırken de, bu müdahalelerin, öncesinde oluşmuş bulunan ve meşru sivil idarenin yönetmekte aciz kaldığı siyasal istikrarsızlık ortamının, ekonomik daralmanın/çöküntünün ve toplumsal tansiyonun/gerilimin giderilmesine matuf bir hamle olarak gerçekleştirildiği hususuna sıklıkla referans verilmektedir.
 
Oysaki 15 Temmuz kalkışması, literatürün işaret ettiğinin aksine, temel hak ve hürriyetler ile ifade ve örgütlenme özgürlüğünün genişlediği, siyasal katılımcılık ve temsilin arttığı, iş ve yatırım ortamının iyileştiği, kamu yönetiminde reformların sürdüğü ve kamu malî dengesinin olumlu bir görünüm arz ettiği, kişisel ve toplam refahın yükseldiği bir ortamda “yolsuzluk” ve “otoriterlik” söylemi üzerine bina edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti, mezkûr kalkışma öncesinde siyasete ve siyasetçiye güveni sarsan, ekonomik faaliyete ket vuran ve sosyal yapıyı olumsuz yönde dinamize eden birçok provokatif girişime sahne olmuştur.
 
İşte bu çalışmada, 15 Temmuz kalkışması öncesinde küresel başat aktörler tarafından Türkiye’ye karşı yürütülen kapsamlı ekonomik yıldırma politikası ile menfur kalkışmanın başarısız olması sonrasında adeta “ekonomik darbe” hamlesine dönüşen yoğun finansal baskının kökenlerinin, siyasal, ekonomik ve sosyal yönetişim göstergeleri ve kurumsal kalite bağlamında açıklanması ve karşılaştırmalı olarak analiz edilmesini hedeflemektedir. Böylece, askeri müdahale girişiminin akamete uğramasını müteakip gerek yakın planda 2023 hedeflerinin gerçekleştirilebilmesine yönelik, gerekse uzun vadeli bir perspektifte siyasal, ekonomik ve sosyal anlamda daha kapsayıcı, belirsizlikleri azaltan, güven veren ve risk primi düşük bir kurumsal yapının inşa edilerek sürdürülebilir kılınmasına matuf somut çıkarımlarda bulunulması ve politika önerileri geliştirilmesinin mümkün olacağı değerlendirilmektedir.

Saygın, Emre ve Tahsin Yamak (2017). Darbelerin Ekonomisinden ‘Ekonomik Darbe’ye 15 Temmuz: Gelenek, Teşebbüs, Etkiler ve Önlemler, Uluslararası 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu-Kartepe Zirvesi ‘17 (Küresel Etkiler, Medya ve Demokrasi), Kocaeli, 26-28 Ekim 2017.
X