Küresel Riskler Karşısında Ayakta Kalmak: Ekonomik Güvenlik Mimarisi Arayışından Ekonomi Diplomasisi Pratiğine

Resim

Küreselleşme süreci sonrasında belirginleşen çok kutuplu dünya sistemi ile birlikte politik ve ekonomik riskler yeni formlarda karşımıza çıkmaktadır. En başta, niceliği ve niteliği hızla genişleyen finans sektörünün ortaya çıkardığı yayılma ve bulaşma gibi istikrar bozucu etkiler olmak üzere, ticaret savaşları neticesinde hayata geçirilen gümrük kısıtları/engelleri, Amerikan dolarının tahakkümünü kırmaya yönelik alternatif ödeme aracı girişimleri, savunma sanayiindeki rekabetin bir yansıması olarak politik yönü ağır basan ambargo uygulamaları gibi gelişmeler karşısında, genel olarak, ulusal ekonominin işleyişine ve milli ekonomik çıkarlara yönelik potansiyel tehditlerin bertaraf edilmesi şeklinde ifade edilebilecek olan ekonomik güvenlik kavramı akademik literatürde öne çıkmaktadır. Ancak, hakim paradigma çerçevesinde gelişmiş ülkeleri merkeze alarak yapılan bu tanımlama, küresel ekonomide özgül ağırlığı artmakta olan gelişmekte olan ekonomiler bakımından sürdürülebilir şekilde uygulanabilecek bir pratiği ifade etmemektedir.

Bu çalışmada, daha ziyade “pasif” bir niteliği haiz olarak sanayileşmiş ulus devletlerin mevcut statükolarını muhafaza edebilmelerine yönelik savunma reflekslerini yansıtan ekonomik güvenlik kavramının bir adım öteye taşınması suretiyle, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve politik rekabet güçlerini arttırmaya yönelik kurumsal kapasite artışını sağlamaya matuf “aktif” bir ekonomi diplomasisi pratiğinin ortaya konulması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, ülkelerin küresel ekonomik vizyonları çerçevesinde belirlenecek stratejik alanlarda, ulusal ve/veya uluslararası, sivil ya da hükümet-dışı her türlü aktörün katılımıyla zenginleşen/çeşitlenen ticaret, finans, yatırım faaliyetleri ile diğer inisiyatiflerin temsilî, istihbarî ve operasyonel kabiliyeti olarak kavramsallaştırılan ekonomi diplomasisinin, özellikle gelişmekte olan ekonomilerin güç ve etki alanlarını arttırmaları dolayısıyla, küresel istikrarsızlık potansiyeli barındıran ekonomik ve politik çatışma alanlarında caydırıcı nitelik kazanarak dengeleyici bir aktör olarak öne çıkmalarına yardımcı olması beklenebilecektir. Böylece küresel istikrarsızlık kaynakları bir nebze olsun törpülenebilecek ve uluslararası aktörler arasındaki güç asimetrisinden neşet eden çatışma ortamı, yerini, aktörler arası ilişki yönetimini ön plana çıkaran yeni bir ilişki yönetimi modeline bırakabilecektir.

Saygın, Emre ve Tahsin Yamak (2019). Küresel Riskler Karşısında Ayakta Kalmak: Ekonomik Güvenlik Mimarisi Arayışından Ekonomi Diplomasisi Pratiğineİstanbul Güvenlik Konferansı 2019 (Yeni Dünya Ekonomi ve Güvenlik Mimarisi), İstanbul, 06-08 Kasım 2019.

 

X